• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası

Asteroitler-Kuyrukluyıldızlar-Meteoroidler

Resmin üzerine gelip sağ tıklayınız ve oynat/çal kısmını seçiniz

Güneş Sistemi'nin Üyeleri - Küçük Cisimler / Asteroitler

Gezegen ya da cüce gezegen olmayan ve Güneş’in çevresinde dolanan öteki gökcisimlerine “Güneş Sisteminin Küçük Cisimleri” deniyor. Bu gökcisimleri, çok büyük oranda küçük gezegenlerden yani asteroitlerden ve Neptün’ün ötesinde bulunan çok sayıda görece küçük gökcisimlerinden ve kuyrukluyıldızlardan oluşuyor.



Küçük Gezegenler (Asteroitler)

Kayalık yapıya sahip olan asteroitler, çapları yaklaşık 1000 km’ye kadar çıkabilen gezegenlere göre küçük gökcisimleri. Bu gökcisimlerinin büyük bölümü, Mars ile Jüpiter’in arasında bulunan asteroit kuşağı içinde, Güneş’in etrafında dolanırlar.

Bu gökcisimlerinin, bir zamanlar burada bulunan bir gezegenin parçalanmasıyla, ya da buradaki maddenin Jüpiter’in güçlü kütleçekimi nedeniyle hiçbir zaman gezegen oluşturamadığı ve buradaki ilkel maddeden artakalanların küçük gezegenleri oluşturduğu düşünülüyor.

Jüpiter olmasaydı, bu bölgede dairesel yörüngelerde dolanan madde, zamanla bir araya gelerek bir gezegen oluşturabilecekti. Jüpiter’in, güçlü kütleçekimiyle bu bölgedeki cisimlerin yörüngelerinde bozulmalara yol açtı. Yörüngeleri birbirinden az da olsa farklı basıklıkta olan küçük cisimler, birleşmek için fazla hızlı çarpışıyorlardı. Bu nedenle, hiçbir zaman hepsi bir araya gelerek bütün bir gezegen oluşturamadılar.

Zamanla, buradaki maddenin çok büyük çoğunluğu Jüpiter tarafından uzaklaştırıldı. Sonuçta, günümüze, bir zamanlar oluşmaya fırsat bulamayan bir gezegenin yapı taşlarından küçük bir bölümü kaldı. Bilinen tüm asteroitleri bir araya toplayabilseydik, ortaya çıkan cismin çapı, Ay’ınkinin yarısından daha küçük olurdu.

Asteroitlerin oluşumunda ve şekillenmesinde çarpışmaların rolü büyük. Gözlemler, bazı büyük asteroitlerin çarpışmalar sonucunda parçalandığını gösteriyor. Bunu, "aile" adı verilen asteroit grupları doğruluyor. Asteroit aileleri, bir zamanlar çarpışma geçirerek parçalanan, ancak birbirlerinden çok uzaklaşacak şekilde dağılmayan asteroitlerden oluşuyor. Bunlardan en ünlüleri, 235 parçadan oluşan Themis ailesi, 326 parçadan oluşan Eros ailesi ve 400 parçadan oluşan Kronis ailesi. Bunlar dışında, Güneş ve Jüpiter’in kütleçekiminin birbirini dengelediği Jüpiter’in L4 ve L5 Lagrange noktalarında da bilinen yüzlerce asteroit var. Bunlara "Troyalılar" deniyor.

Kuyrukluyıldızlar

Kuyrukluyıldızların, Güneş Sistemi’nin oluşumu ve hammaddesi hakkında önemli bilgiler taşıyan zaman kapsülleri olduklarını söyleyebiliriz. Güneş Sistemi’yle aynı zamanda, yaklaşık 4,6 milyar yıl önce oluşmuş oldukları ve Güneş’e çok uzak oldukları için, Güneş ve gezegenlerin hammaddesi, bu göktaşlarının içinde bozulmadan korunuyorlar. Bir kuyrukluyıldız, Güneş’e yaklaştığında, yüzeyindeki donmuş gazlar buharlaşmaya, aynı zamanda toz taneleri de serbest kalmaya başlar. Bu gaz ve tozun güneş rüzgârıyla itilmesiyle kuyruk oluşur.



Bu gökcisimleri normalde, iki farklı yörüngede dolanıyorlar. Bu yörüngelerin biri, Neptün’ün ötesinde yer alan Kuiper Kuşağı. Burada, çok sayıda kuyrukluyıldız, bir kuşak halinde dolanıyorlar.

Oort Bulutu denen ve çok daha uzakta, küresel olarak Güneş Sistemi’ni çevreleyen bölgede çok daha fazla kuyrukluyıldız olduğu düşünülüyor. Bu gökcisimleri, normalde buradaki yörüngelerinde dolanıyorlar.

Özellikle Oort bulutunda bulunan kuyrukluyıldızlar, Güneş ışınlarının çok zayıf kaldığı bu bölgede milyarlarca yıl bozulmadan kalıyorlar. Çeşitli etkenlerle, yörüngeleri basık hale gelmiş olan kuyrukluyıldızlar, Güneş Sistemi’nin içlerine kadar gelebiliyorlar. Bu gökcisimleri, çeşitli etkenlerle, yörüngelerinden ayrıldıklarında, sistemin içlerine doğru uzanan elips biçimli yörüngelere yerleşebilirler.

Meteoroidler

Meteoroidler, bazısı kuyrukluyıldızlar ve asteroitlerden kopan küçük taş ve demir parçalarıdır. Bu cisimlerin büyüklüğü, bir toz parçasının büyüklüğünden, birkaç metre çapa kadar değişir.



Eğer bir meteoroid atmosfere girerse, sürtünme nedeniyle ısınır ve yanar. Bu sırada, gökyüzünde, bir doğrultuda hızla kayıp kaybolan bir parlama görülür. Buna, meteor ya da akanyıldız denir. Meteor yağmurları, Dünya bir kuyrukluyıldızın yörüngesine bıraktığı toz parçalarından oluşan kuşağın içinden geçtiğinde oluşur. Meteorların çoğu atmosferde yanarken, bazısı, yeryüzüne ulaşabilecek kadar büyük olabilir. Yeryüzüne düşen bu meteorlara, göktaşı deniyor.


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam273
Toplam Ziyaret3810854
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° -1°