• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası

GÜNEŞ SİSTEMİ VE GÜNEŞİN OLUŞUMU

Resmin üzerine gelip sağ tıklayınız ve oynat/çal kısmını seçiniz

Güneş Sistemi

Güneş Sistemi, Güneş ve etrafında dolanan gökcisimlerinden oluşur. Bu gökcisimleri, sekiz gezegen, bu gezegenlerin toplamda 100’e yakın sayıda uydusu, cüce gezegenler küçük gezegenler, büyük çoğunluğu Kuiper Kuşağı’ndan gelen kuyrukluyıldızlar ve göktaşlarıdır.



Güneş Sistemi’ndeki gezegenler, yapılarına ve Güneş’e uzaklıklarına göre kayasal ve gaz devleri olarak iki gruba ayrılıyorlar. Kayasal gezegenler yani Merkür, Venüs, Dünya ve Mars, gaz devlerine göre küçük ve kayalık yapıda olan gezegenler.

“Küçük gezegenler” ya da asteroitler, kayalık gezegenlerle gaz devlerinin arasında, bir kuşakta dolanırlar.
Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’se, büyük ve gaz yapıda olan gezegenler. Yakın zaman öncesine kadar bir gezegen sayılan Plüton, bu gruplardan ikisinin de dışında kalır. Çünkü yapısı ve boyutları, daha çok Kuiper Kuşağı’ndaki gökcisimlerininkine benzer.

Kuiper Kuşağı, Neptün’ün yörüngesinin ötesinde bir kuşak gibi; Oort Bulutu’ysa sistemin en dışında bir küre gibi sistemi çevreler.

 

Güneş Sisteminin Oluşumu

Güneş Sistemi’nin oluşumunda başlıca etkenin kütleçekimi olduğunu söyleyebiliriz. Kütleçekimi olmasaydı, evrendeki madde bir araya gelemez, büyük kütleler oluşturamaz, dolayısıyla ne gezegenler ne Güneş, ne de Güneş Sistemi oluşabilirdi.

Güneş sistemindeki gezegenler bir yana, gökadamızdaki yıldız sistemleri, hatta evrendeki gökadalar kütleçekimiyle birbirlerine bağlıdır.

Gökadamızı oluşturan milyarlarca yıldız, kütlenin yoğunlaştığı gökada merkezinin çevresinde yavaş yavaş döner. Güneş Sistemimiz, gökadanın merkezi çevresindeki bir turunu yaklaşık 250 milyon yılda tamamlar.

Samanyolu, “Yerel Küme” olarak adlandırılan gökada kümesinin bir üyesidir. Bu küme 30’dan fazla gökada içerir.



Yerel Küme, Virgo ya da Başak süperkümesinin içinde bulunur. Virgo Süperkümesi, yaklaşık 100 gökada kümesi içerir. Gökada süperkümelerini, evrenin en temel yapıtaşları olarak düşünebiliriz.

Evrendeki adresimizi tarif etmemiz gerekseydi, gezegenimizin tam adresi şöyle olacaktı: Evren, Başak Süperkümesi, Yerel Küme, Samanyolu Gökadası, Güneş Sistemi, Dünya.

 

Güneş Sistemi'nin Oluşumu

Güneş’in Oluşumu

Güneş Sistemi’nin oluşumu, bulutsuda maddenin yoğun olduğu bölgelerde, gazın ve tozun kendi kütleçekiminin etkisiyle belli bölgelerde yoğunlaşmasıyla başladı.

Merkezde yoğunlaşan büyük miktarda madde Güneş’i oluşturmak üzere sıkışmaya başladı. Sıkıştıkça basıncı ve sıcaklığı artan gaz bulutu sıcaklığın etkisiyle parlamaya başladı.



Sıkışma daha da arttığında, yıldızın çekirdeği yaklaşık 15 milyon derece olan kritik sıcaklığa ulaştı. Bu sırada hidrojen atomu çekirdekleri helyum atomu çekirdeklerine dönüşmeye başladı. Bu aşamada Güneş, kendi enerjisini üretebilen dev bir termonükleer reaktör haline geldi.

Güneş’in çekirdeğindeki tepkimelerin yarattığı ışınım, dışa doğru bir basınç yarattı ve bu basınç büzülmeyi durdurdu. Böylece Güneş, ömrünün büyük bir bölümünü geçireceği kararlı döneme girdi.

Yıldızımız, yaklaşık 4,5 milyar yıldır bu evreyi yaşıyor. Güneş kütlesindeki bir yıldızın nükleer yakıtı, yaklaşık 10 milyar yıl süresince parlamasına yeter.

Güneş

Güneş sıradan bir yıldız. Ama bizim için önemi büyük. En başta, bizim yaşam kaynağımız. Güneş, öteki yıldızlara göre bize çok yakın olduğu için, Güneş gözlemleri bize öteki yıldızları anlamamız için ışık tutar.

Güneş, çok büyük oranda hidrojen, daha az miktarda helyum içerir. Daha ağır elementlerse çok az miktarlarda bulunur. Güneş’teki enerji, çekirdeğindeki hidrojenin helyuma dönüşmesi sonucunda ortaya çıkar.



Güneş, Güneş Sistemi’ndeki kütlenin % 99.86’sını içerir. Güneş’in iç yapısına bakacak olursak, 6 katmandan oluştuğunu görebiliriz. Çekirdek, Işınım Bölgesi, Isıyayım Bölgesi, Işıkküre, Renkküre ve Taç.

Çekirdek, Güneş’e enerjisini veren termonükleer tepkimelerin gerçekleştiği merkezdir. Buradaki sıcaklık 15 milyon dereceyi bulur. Çekirdekte ortaya çıkan enerji, ışınım bölgesinden ısıyayım bölgesine yaklaşık 170.000 yılda geçer. Çekirdekten kaynaklanan yüksek enerjili gama ışınımı, ısıyayım bölgesinden geçtiğinde sıcaklığı 2 milyon dereceye düşmüş olur. Bu bölgede ısı, kaynayan bir çorbadaki gibi, sıcak plazmanın katmanın altından üstüne taşınmasıyla iletilir.

Işıkküre, Güneş’e baktığımızda gördüğümüz katman olduğu için, “Güneş’in yüzeyi” olarak da bilinir. Öteki katmanlara göre çok ince olan ışıkküre yaklaşık 500 km kalınlıktadır. Bu katmanın sıcaklığı 5500 derecedir.

Güneş’e, güneş filtresi takılmış bir teleskopla baktığımızda, bazen üzerinde lekeler görürüz. Güneş’in görünen katmanı olan ışıkküredeki bu lekeler, yüzeyin öteki bölgelerine göre biraz daha soğuk olduğu bölgelerdir. Bu bölgelerin soğuk olmasının nedeni, buradaki gaz fışkırmalarıdır. Gazlar, Güneş yüzeyinden fışkırdığında yoğunlukları düşer ve soğurlar. Bizde baktığımızda birkaç yüz derece daha soğuk olan bu bölgeleri leke şeklinde görürüz.

Güneş parlamaları, gaz yapısında olan yüzeydeki sıcak gazların manyetik alanın da etkisiyle püskürmesi sonucu oluşur. Işıkkürenin dışında yer alan renkküre ve uzaya doğru milyonlarca kilometre uzanan taç katmanları, ancak Güneş tutulmaları sırasında gözlenebilir. Işıkkürenin dışında, sıcaklık yüksekliğe bağlı olarak artar ve 2 milyon derece gibi yüksek değerlere ulaşır.

SOHO ve TRACE gibi uydularla yapılan gözlemler yüzeydeki manyetik etkinliğin bundan sorumlu olduğunu gösterdi.


Yorumlar - Yorum Yaz


Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam348
Toplam Ziyaret3805420
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 17° 3°