• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası
Recep GÖLÜKÇÜ
golukcu@hotmail.com
EĞİTİM VE BİZ
17/04/2014

Eğitimi bir üçgene benzetmek mümkündür. Bu üçgenin bir köşesinde öğretmen(okul), bir kösesinde öğrenci, diğer köşesinde de veli vardır. Okul-öğrenci-veli üçlüsü arasındaki iletişim ne kadar kuvvetli olursa eğitimde kaliteyi yakalamak o kadar kolaylaşır. Ancak veli olarak çoğumuz bunun bilincinde değiliz. Yani veli olarak sorumluluklarımızı bilmediğimiz gibi anne ya da baba olarak çocuğumuzla iletişim kurmakta da zorlanıyoruz.
Bir kitap okumuştum. Dört ayrı tip insandan bahsediliyordu kitapta:
a)Bilmez bilmediğinin de farkında değildir.
b)Bilmez, bilmediğinin farkındadır.
c)Bilir, bildiğinin farkında değildir.

d)Bilir ve bildiğinin de farkındadır.

 

                                   

Belki işimizde çok başarılı olabiliriz. Ancak veli olarak anne babalık görevini yürütme konusunda çoğumuzun 1.grup içinde yer aldığımız kanaatindeyim.
Oysa çocuklarımızın davranışları karşısında zaman zaman hepimizin bocaladığı oluyor. Belki de zaman zaman çocuğumuz öfkeyle karşımıza dikiliyor ve anne babasına yani bize meydan okuyor. Onun nereye gittiğini bilmediğimiz, eve geldiğinde de bize açıklama yapma gereği duymayan bir evlat modeliyle karşılaştığımız oluyordur. Evde hiçbir şey yapmak zorunda olmadığını, biraz daha ileri giderek doğmayı kendisinin istemediğini ve bu sebepten anne ve babasının ona bakmakla yükümlü olduğunu söyleyebilen evlat sayısı az değildir.  Ailenin inanç ve değerleriyle çocuğun inanç ve değerleri çatıştığı için huzursuzluk yaşanan ev sayısı az değildir. Ailede bunlar ya da benzer sorunlar yaşanıyorsa anne baba olmayı beceremediğimiz, çocuklarımızı eğitirken bir yerlerde hata ettiğimiz bir gerçektir.  Bütün bunlar normaldir, çünkü bütün meslekler akademik eğitim,kurs,çıraklık eğitimi..vb. eğitim gerektirirken yani eğitimini almayan kişilerin mesleği yürütmesine izin verilmezken dünyanın en zor mesleği olan ana-babalık maalesef deneme yanılma yoluyla öğrenilmektedir. Anne ve baba ebeveyn olmayı öğreninceye kadar birkaç çocuk, en azından bir çocuk feda edilmektedir. Berberler yanında çalıştırdıkları çırağın acemiliği geçinceye kadar şişirilmiş balonu usturayla traş ettirirlermiş. Acemilik yapar da kesecek olursa en fazla balon patlar mantığıyla. Bizler kendimizi o acemi berber çırağının yerine koyabiliriz belki ama hiç birimizin çocuğu patladığında üzülmeyeceğimiz balon kadar değersiz değildir. Kaldı ki eğitimini alarak yürüttüğümüz mesleklerde bile gelişmelerin arkasında kalmamak adına hizmet içi eğitime gereksinim duyulmaktadır. Gelişmiş ülkelerde alınan diplomanın geçerliliği ortalama iki yıldır. Eğitimde anlayışın ve bazı kavramların değişmesi de  anne ve babaların hizmet içi eğitime alınmalarını zorunlu kılmaktadır.
Soma Rehberlik ve Araştırma Merkezi olarak Eğitim Gönüllüleri Derneği ile işbirliği içersinde “Ana-Baba okulu açmayı planladık. Gerekli izin alındıktan sonra merkez ve kasabalardaki tüm ilköğretim ve orta öğretim kurumlarına üst yazı ile birlikte afişler gönderildi. Okullarda öğrencilerin görebilecekleri yerlere afişler asıldı. Yerel basın günlerce duyusunu yaptı. Bütün ilköğretim okullarının okul aile birliği başkan ve yönetim kurulu üyeleri yapılan bir toplantı ile bilgilendirildi. Biz seminer için gittiğimiz okullarda kendimiz duyurduk. Nüfusu en kalabalık olan 13 Eylül GAMA İlköğretim okulunda 2000 öğrenci velisine ayrı ayrı davetiye gönderildiğini biliyoruz. Ana- Baba okulunun başlayacağı gün ve saatte sadece 10 veli vardı. Bunların iki tanesinin eşler olduğunu da hesaba katarsak 8 öğrencinin velisi vardı. Somada toplam 19326 öğrenci var. Köyleri düştüğümüzde 18000 öğrenciye duyurulduğunu söyleyebiliriz. Ana-baba okulunun katılımın düşük olması nedeniyle ileriki bir tarihe ertelenmesi veliler tarafından eğitime gerekli önemin verilmediği gibi bir izlenimi de uyandırmaktadır.
Çocuklarımızla daha sağlam iletişim kurabilmemiz, onları daha iyi anlayabilmemiz, sorunlarına çözüm arayabilmemiz ve aramızdaki bağın kuvvetlenmesi için anne baba olarak bilmediğimiz çok şey olduğunu kabul etmemizde yarar vardır. Öğrenecek çok şeyimiz olduğunu kabullenmek, yani eğitim için isteklilik hali verilecek eğitimin başarıya ulaşmasını da sağlayacaktır.
Hepinize iyi günler diliyorum. Mutluluk sizin ve ailenizin olsun…



Paylaş | | Yorum Yaz
6837 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇOCUKLARDAKİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARI OLUMLUYA ÇEVİRME YÖNTEMLERİ-1 - 22/03/2016
Çocuklarımızı olumlu yönde geliştirmek istiyorsak anne babanın evetleri gerçek “evet”, hayırları gerçek “hayır” olmalıdır. Anne farklı baba farklı davranırsa çocuk anneye karşı başka davranan babaya karşı başka davranan bir çocuk olacaktır.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–13 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilere kendileriyle ilgili olsun ya da olmasın herhangi bir konudaki endişelerinizi söylemekten çekinmeyin. Endişeli olmak insanı gerebilir. Bu da davranışa yansır. Kişiyi olduğundan daha asabi ve saldırgan yapar.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–14 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler yaptıklarınıza bir yenisini ekleyin. Onlar için bir şeyler yaptığınızdan ve bunu seve seve yaptığınızdan, sevdikleriniz için bir şeyler yapmaktan gocunmadığınızdan eminim.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–12 - 05/03/2014
Seven kişi sevdiği kişi ya da kişilerin mutlu olmalarını isteyecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–11 - 18/02/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler hakkında iyimser olmaya dikkat edin. Sevdiğiniz kişiler hakkındaki iyimser düşüncelerinizi pekiştirin. Bu da onların davranışlarında ve sözlerinde görünüşte bulamasanız bile mutlaka bir iyi niyet arayın.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–10 - 27/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin iyilikleri karşısında teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Toplumda maalesef çoğu zaman samimiyetler laubalilikle karıştırılır. Sevdiklerimize teşekkür etmek, onlardan gerektiğinde özür dilemek çoğu kez ihmal edilir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–9 - 19/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerce özel olan neyse onu bulun ve ona siz de özel muamele yapın. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin değer verdiklerine değer vermeniz, onların önemsediklerini önemsemeniz sevdiğiniz kişi ya da kişileri mutlu edecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–8 - 12/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin duygularına öncelik verin. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin ne hissettikleri ya da ne hissedecekleri sizin için önemli ve öncelikli olmalıdır.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–7 - 07/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin başarılarını takdir edin. Takdir edilme istisnasız herkesin hoşuna gider. Kişi kendisini takdir edene karşı olumlu duygular taşır. Özellikle de kendisini sevdiğine inandığı kişilerden takdir edilmeyi bekler.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi9
Bugün Toplam123
Toplam Ziyaret3964214
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
24° 27° 13°