• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası
Recep GÖLÜKÇÜ
golukcu@hotmail.com
NASIL BAKARSAN ÖYLE GÖRÜRSÜN
02/03/2013

Bu günkü yazıma bir hikâye ile başlamak istiyorum. Hikâyeyi okuduğunuzda bakış açısının yani olaya nereden baktığınızın ne kadar önemli olduğunu göreceksiniz. 

   Fransa’da, ağır işçilerin işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar:

—Ne yapıyorsun?”

—Nesin sen, kör mü?” diye öfkeyle bağırır işçi.

—Bu parçalanması imkânsız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum. Cehennem sıcağında kan ter içinde kalıyorum. Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.”

Görevli hızla oradan uzaklaşır ve çekinerek ikinci işçiye yaklaşır. Aynı soruyu sorar:

—Ne yapıyorsun?” İşçi cevap verir:

“Kayaları mimari plana uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getirmeye çalışıyorum. Bu ağır ve bazen de monoton bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli sonuçta bir işim var. Daha kötü de olabilirdi.”

Biraz cesaretlenen görevli üçüncü işçiye doğru ilerler.

—Ya sen ne yapıyorsun?” diye sorar.

—Görmüyor musun?” der işçi kollarını gökyüzüne kaldırarak. “Bir katedral yapıyorum.”

 

     

                                      

 Bu hikâyenin enteresan tarafı her üç işçinin de aynı işi yapıyor olmaları. Görmeyi seçtiğiniz yol sizin tutumunuza bağlıdır. Bugün hava biraz bulutlu mu yoksa biraz güneşli mi? Güllerin dikeni mi vardır, dikenli dalların gülleri mi? Bardağın yarısı boş mudur, yarısı dolu mu? Yoksa bardak olması gerekenin iki katı büyüklükte midir?

                                    

            İnsan yaşamı boyunca yaptığı işten ne kadar zevk alıyorsa o kadar verimli olacaktır. Çünkü yaptığı işten zevk alan birey işinde en iyi olmaya çalışmanın yanı sıra sürekli yenilikler peşinde koşacaktır. Bu durum da o alanda yeni başarıları getirecektir. 

            Bu durumu sadece meslek yaşantısı ile sınırlandırmak da doğru değildir. Anne baba olma, eş olma konularında, çevre ile sağlıklı iletişim kurulması ve yürütülmesi konularında en iyi olmaya çalışacaktır. Bu aynı zamanda kişinin mutluluğu anlamına da geleceği için yorulmayacak, bıkmayacaktır da.

            Aslında yemek yememiz bu durumun açık bir göstergesidir. Yemek esnasında çene kaslarımız çalışır ama yorulmayız. Çünkü yeme işlemine hiç birimiz organizmanın sağlıklı kalabilmesi için bir zorunluluk gözüyle bakmayız. Damak zevki, açlık hissinin giderilmesi, doyum sağlama gibi yaşadığımız olumlu duygular çene kaslarının çalışmasından hissedeceğimiz yorgunluğu giderir.

            Bir öğrencinin ders çalışma olayına, inşaatta çalışan işçinin kollarını gökyüzüne kaldırarak. “Bir katedral yapıyorum.”demesi gibi baktığını düşünün. Bu öğrenci ders çalışmaktan zevk alır hale geldiği için yorulmayacaktır. Bu da başarılı bir öğrencilik dönemi ve sevilen, istenilen bir meslek anlamına gelecektir.

            Aslında bütün bunlar zor şeyler değildir. Sadece bakış açımızın ne olduğu ile ilgilidir. Bakış açımızı değiştirebilirsek, bardağın boş tarafını değil de dolu tarafını görmeyi başarabilirsek sorun kalmayacaktır.



Paylaş | | Yorum Yaz
5114 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇOCUKLARDAKİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARI OLUMLUYA ÇEVİRME YÖNTEMLERİ-1 - 22/03/2016
Çocuklarımızı olumlu yönde geliştirmek istiyorsak anne babanın evetleri gerçek “evet”, hayırları gerçek “hayır” olmalıdır. Anne farklı baba farklı davranırsa çocuk anneye karşı başka davranan babaya karşı başka davranan bir çocuk olacaktır.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–14 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler yaptıklarınıza bir yenisini ekleyin. Onlar için bir şeyler yaptığınızdan ve bunu seve seve yaptığınızdan, sevdikleriniz için bir şeyler yapmaktan gocunmadığınızdan eminim.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–13 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilere kendileriyle ilgili olsun ya da olmasın herhangi bir konudaki endişelerinizi söylemekten çekinmeyin. Endişeli olmak insanı gerebilir. Bu da davranışa yansır. Kişiyi olduğundan daha asabi ve saldırgan yapar.
EĞİTİM VE BİZ - 17/04/2014
ğitimi bir üçgene benzetmek mümkündür. Bu üçgenin bir köşesinde öğretmen(okul), bir kösesinde öğrenci, diğer köşesinde de veli vardır. Okul-öğrenci-veli üçlüsü arasındaki iletişim kuvvetli olursa eğitimde kaliteyi yakalamak kolaylaşır.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–12 - 05/03/2014
Seven kişi sevdiği kişi ya da kişilerin mutlu olmalarını isteyecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–11 - 18/02/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler hakkında iyimser olmaya dikkat edin. Sevdiğiniz kişiler hakkındaki iyimser düşüncelerinizi pekiştirin. Bu da onların davranışlarında ve sözlerinde görünüşte bulamasanız bile mutlaka bir iyi niyet arayın.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–10 - 27/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin iyilikleri karşısında teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Toplumda maalesef çoğu zaman samimiyetler laubalilikle karıştırılır. Sevdiklerimize teşekkür etmek, onlardan gerektiğinde özür dilemek çoğu kez ihmal edilir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–9 - 19/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerce özel olan neyse onu bulun ve ona siz de özel muamele yapın. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin değer verdiklerine değer vermeniz, onların önemsediklerini önemsemeniz sevdiğiniz kişi ya da kişileri mutlu edecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–8 - 12/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin duygularına öncelik verin. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin ne hissettikleri ya da ne hissedecekleri sizin için önemli ve öncelikli olmalıdır.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam16
Toplam Ziyaret3964683
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
17° 31° 13°