• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası
Recep GÖLÜKÇÜ
golukcu@hotmail.com
MUTLU VE HUZURLU OLMANIN YOLLARI–1
31/10/2012

1.Küçük şeyleri dert etmeyin ancak gözden de kaçırmayın.

     İnsan hayatı sürekli tozpembe değildir. Hayatın içindeki irili ufaklı iniş ve çıkışlar hayatın olmazsa olmazıdır. Bazen anlık bir olumsuzluk kafamıza takılır ve kendi kendimizi dinlemeye de fırsatımız varsa o küçük dediğimiz olumsuzluk kafamızda büyür ve bizi mutsuz etmeye yeter. Aslında onu kafada büyütmek evhamdan başka bir şey değildir. Hayatın bütünü içinde küçük olan olumsuzlukları kafamıza takmamak, bunların olağan olduğunu düşünmek mutsuz olmamızı engelleyecek ve bizi rahatsız etmeyecektir. Ancak o küçük dediğimiz olumsuzlukların farkında olmamız ve onları gözden kaçırmamamız onlarla karşı mücadele edebilmemiz adına önemlidir. Örneğin bir yazılı sınavda istediği notu alamayan öğrenci “neden kötü not aldım, bu nasıl olur?” diye sürekli bu olayı kafasında büyütürse o istediği notu alamadığı sınavı düşünmekten daha önce girdiği ve istediği notu alabildiği sınavların önüne geçer ve mutsuz eder. oysa orada takılı kalmaktansa bir dahaki sınavda bunu düzeltebileceğini düşünmesi hem mutsuz olmasını engelleyecek hem de geride takılıp kalmak yerine ilerideki başarılar için motive edici olacaktır. Tabi bu başarısız olduğu sınavı tamamen yok saymak yani bu küçük olumsuzluğu gözden kaçırmak onun nerede hata yaptığını analiz edebilme ve bir daha aynı hatayı yapmamak adına çalışma yapma becerisinin önünde engel teşkil edecektir.

                                 

      2.Hiç bir zaman kusursuz olmayacağınızı kabullenin. Hata yalnız insanlara mahsustur.

            Kişinin kendisi hakkında realist beklentiler içinde olabilmesi için kendisini tanıması ve durumunu kabullenmesi gerekmektedir. İnsan olarak değişik yetenek alanlarında yeterlilik ve sınırlılıklarımız vardır. Sınırlılık kavramına dikkatinizi çekmek istiyorum. Yetenekli olduğumuz alanlarda bile var olan yeteneğimiz sınırsız değildir. Bu da bizim her alanda hata yapabileceğimiz anlamına gelir. İnsanın yaratılışında hata yapabilme özelliğine dikkat çekiliyor.

    (Kur’an ayetlerine göre) Cenabı Allah insanı yaratmayı murat ettiğinde meleklere “yeryüzünde halife yaratacağını” söylüyor. Melekler de” yeryüzünü fesada uğratacak, yeryüzünde kan dökecek bir varlık mı yaracaksın?” diye soruyorlar. Cenabı Allah meleklere insanoğlunun onların endişe ettikleri gibi yeryüzünü fesada uğratmayacağını ya da yeryüzünde kan dökmeyeceklerini söylemek yerine “sizin bilmediklerinizi ben bilirim” buyuruyor. Oysa kan dökmek ya da yeryüzünü fesada uğratmak yani yeryüzündeki mevcut dengeyi bozmaya çalışmak aslında Allah’ın yasakladığı olumsuzlukların başında gelmektedir. Yani yaratılışta dikkat çekilen bir konu var. O da; insan olarak hata yapabilecek fıtratta olduğumuzdur. Bizler kendimizi hatasız görürsek ya da öyle olmayı ister ve kendimizden bu yönde bir beklenti içinde olursak yanılgıya düşüp sürekli hayal kırıklığı yaşarız.

    3.Rahat ve ılımlı insanların daha başarılı oldukları düşüncesini bir tarafa bırakın. Siz sabırlı olmayı öğrenin.

            İnsan hayatında eskilerin “galat-ı meşhura” dedikleri yaygınlaşmış yanlışlar vardır. Bunlar bilişsel ya da duyuşsal düzeyde de olabiliyorlar. Rahat olan kişilerin mutlu olacağı bilgisi de bunlardan birisi olsa gerek. Unutulmamalıdır ki fazla rahat olmanın getireceği sonuç vurdumduymazlıktır. Bu da çevreye karşı duyarsız olmak anlamına gelecektir. Çevreye duyarsız kişiler için uygun olduğunu düşündüğüm “ölüye ağlamayan, diriye de gülmeyen adam” deyimini de bu arada sizlerle paylaşmış olayım. Çevreye duyarlı kişi olarak başkalarının duygularını paylaşarak onların mutlu olmalarına katkı sağladığımız oranda bizim de mutluluğumuzun artarak devam edeceğini düşünmekteyim. Aşırı rahat olan kişi yazımın ilk maddesinde belirttiğim küçük olumsuzlukların gözden kaçırılması sonucunu da beraberinde getirecektir. Sabırlı olmak ise ani tepki vermek olarak düşünülmelidir. Ani verilen tepkiler ise genellikle pişmanlıkla sonuçlanacağı için mutluluğun önünde ciddi birer engel oluşturacakları kanaatindeyim.



Paylaş | | Yorum Yaz
5181 kez okundu. Yazarlar

Yazarın diğer yazıları

ÇOCUKLARDAKİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARI OLUMLUYA ÇEVİRME YÖNTEMLERİ-1 - 22/03/2016
EĞİTİM VE BİZ - 17/04/2014
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–13 - 17/04/2014
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–14 - 17/04/2014
 Devamı

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam48
Toplam Ziyaret3857433
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
-1° 7° -1°