• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/pages/Hayatimiz-FEN/193354684027651
Üyelik Girişi
Ne Aramıştınız?
Her güne bir dua

Site Haritası
Recep GÖLÜKÇÜ
golukcu@hotmail.com
ÖĞRENME STİLLERİ
14/10/2011

Öğrenme stilleri bireye özgüdür. Herkes için ortak bir öğrenme stilinden söz edebilmek doğru bir çıkış noktası olmayacaktır. Çünkü bireyin öğrenme stillerinin belirlenmesinde karakteri, tavır ve davranışları, doğal yetenekleri, ilgi alanları ve etkilendiği çevresel faktörler büyük önem taşır. Öğrenme stillerinin doğru bir şekilde tanımlanması ve bireyin eğitim süreçlerinin bu stillere göre desteklenmesi eğitim sürecini daha eğlenceli, daha etkili ve en önemlisi gerçek hayatla daha çok ilişkili bir hale getirmektedir. Her bir bireyin, toplumun geleceğinde her açıdan değerli ve potansiyel parçası olduğu inancından hareketle, eğitimin ve özellikle de çocuk eğitiminin mümkün olduğu kadar çocuk -öğrenci-için, etkili ve gerçek hayatla bağlantılı bir şekilde sürmesi sağlanmalıdır.Eğitimciler ve aileleri aynı ölçüde ilgilendiren bir konu ise öğrencilerin öğrenme konusunda sergiledikleri farklılıklardır.
Örnek verecek olursak;
• Bazı öğrenciler belli konuları kolayca öğrenirken bazıları daha zor öğrenir,
• Bazı öğrenciler belli yetenekleri iyi öğrenirken bazılarının belli bir düzeyin üstüne çıkamadığı gözlenir,
• Bütün öğrenciler aynı anda öğretilen yetenek yada bilgiyi aynı oranda veya aynı hızda öğrenemez.
• Her öğrenci farklı öğrenme şekilleri sergiler.
 Böyle bir farklılaşmanın oluşması çok doğaldır, çünkü her öğrencinin kendine özgü  düşünceleri, yetenekleri, ilgi alanları, karakter özellikleri, alışkanlıkları, hayata bakış açıları,  farklı aile yapıları ve bilgiyi işleyiş tarzı vardır. Bu farklılıklar öğrencilerin öğrenme  üreçlerini doğrudan etkiler. Bir öğrencinin bir bilgiyi ya da yeteneği çok iyi bir şekilde öğrenebilmesi için öncellikle o bilgiyi yada yeteneği öğrenmek istemesi gerekmektedir. Bu olgu, öğrencilerin öğrenme sürecinde yaşadıkları farklılaşmayı doğrudan etkilemektedir.
Öğrenmeyi etkileyen birden fazla faktörden söz etmek mümkündür. Bu faktörler şunlardır:
1. Zekâ
2. Yetenek ve ilgi
3. Uygun çevre şartları
4. Motivasyon (güdüleme)
5. Dikkat
6. Öğrenmeye hazır olma
7. Dil
8. İhtiyaç vb olarak sınıflandırılabilir.

 


 

Bu farklılaşma öğrencilerin öğrenme süreçleri sonunda öğrendiklerini de etkiler. Öğrenme çıktısının sonunda öğrenci verilen bilginin kendine ilginç gelen, işine yarayan, sevdiği, hoşuna giden kısmını alacak ve kullanacaktır. Eğitimde bu bilgilerin veriliş amacının ise, gerçek hayatla ilişki kurabilmek ve gerçek hayatta kullanılmalarını sağlamak olduğunu göz önünde bulundurursak, öğrenci yeni bilgiyi gerçek hayatta doğrudan kendine uyan ve istediği şekilde kullanabilmelidir. Bu farklılaşma bir insanın eğitim hayatını bu kadar önemli ölçüde etkileyebiliyorsa, mutlaka  aynı ölçüde dikkate alınmalı ve eğitim ortamlarında uygulanabilmelidir. Bu farklılaşmayı yaratan kişisel özellikler nasıl bir insanın giyinme, yemek yeme, yaşama, araba sürme vs. gibi stillerini oluşturuyorsa aynı şekilde öğrenme stillerini de oluşturmaktadır.
Bireyler öğrenme stillerine göre üç tipte toplanabilirler. Bu üç tip bireyin karakteristik özellikleri ?öğretim elemanın sınıfta karşılaşabileceği durumlar- aşağıda verilmektedir.
1.Görsel:
Özel yaşamlarında genellikle düzenlidirler.  Karışıklık ve dağınıklıktan rahatsız olurlar.  Dağınık bir masada çalışamazlar önce masayı kendilerine göre düzenlerler daha sonra çalışmaya başlarlar.  Kalem, silgi, kalemtıraş gibi araçlar için sırada / masada kendilerine göre yerler belirlerler ve bu araç-gereçleri hep bu yerlerde tutarlar.  Çantaları, dolapları her zaman düzenlidir.  Yazmayı sevmeseler bile defterleri düzenli ve itinalı kullanırlar.  Düz anlatım dediğimiz, -okullarda öğretmenin ya da bir öğrencinin dersi anlatması- yönteminden yeterince yararlanamazlar.  Tam olarak anlayabilmeleri için  dersin mutlaka görsel malzemeler ile desteklenmesi gerekir. Harita, poster, şema, grafik gibi görsel araçlardan kolay yararlanırlar ve bu araçlardan öğrendiklerini kolay hatırlarlar. Öğrendikleri konuları gözlerinin önüne getirerek hatırlamaya çalışırlar.
2.İşitsel:
Küçük yaşlarda kendi kendilerine konuşurlar.  Ses ve müziğe duyarlıdırlar.  Sohbet etmeyi, birileri ile çalışmayı severler.  Genellikle ahenkli ve güzel konuşurlar.  Yabancı dil öğreniminde (konuşma ve dinleme becerilerinde) başarılıdırlar. Ancak bu tip öğrenciler ilkokul 1 ve 2. sınıflarında kendi kendine konuşmaları nedeni ile öğretmeni dinleyemezler, bu özellikleri nedeniyle işittiklerini daha iyi anlamalarına rağmen bu şanslarını kaybederler.  Göz ile okuma esnasında hiçbir şey anlamayabilirler o nedenle en azından kendi kulağının duyabileceği bir ses ile okumalarına izin verilmelidir.  İşittiklerini daha iyi anlarlar.  Daha çok konuşarak, tartışarak öğrenirler.  Bilgi alırken dinlemeyi, okumaya tercih ederler.  Olay ve kavramları birinin anlatması ile daha iyi anlarlar. Grup ve ikili çalışmalarda konuşma ve dinleme olanakları olduğu için iyi öğrenirler.
Hatırlamak istediklerini birisi kendilerine anlatıyor ya da söylüyormuş gibi işiterek hatırlarlar.
3.Kinestetik/Dokunsal:
Oldukça hareketli olurlar.  Sınıfta yerlerinde duramazlar sürekli hareket halindedirler.  Tahtayı silmek, pencereyi açmak, kapıyı örtmek, tebeşir getirmek hep onların görevi olsun isterler.  Uzun müddet oturmaya zorlanırlarsa derste ne olup bittiğini de anlamaz hale gelebilirler.    Bu hareketlilik uygun işlere yönlendirilmezse genelde sınıfta problem çıkarırlar.  Bizim okul sistemimizden kötü yönde etkilenirler  ve genellikle istenmeyen öğrenci haline gelirler.  Tahta-tebeşir-anlatım ders işleme sisteminden en az yararlanırlar bu nedenlerden dolayı da yaramaz, tembel ya da zeki olmadıkları ileri sürülebilir. Dersin anlatılması, veya görsel malzemeler ile zenginleştirilmesi Kinestetik/Dokunsal öğrencinin öğrenmesine beklenildiği ölçüde katkı sağlamaz.  O nedenle, sınıflarımızda ideal ders araçları olarak kabul edilen, şema, harita, fotoğraf gibi görsel araçlar kinestetik öğrenci için (görsel öğrencilere göre) daha az değer taşır. Çünkü ne kadar renkli ve canlı olursa olsun görsel materyaller onların öğrenmesini beklenilen ölçüde kolaylaştırmaz.  Anlatımdan da  yararlanamazlar. Öğrenebilmeleri için mutlaka ellerini kullanacakları, yaparak yaşayarak öğrenme dediğimiz yöntemlerin uygulanması gerekir.  Sınıf yerine okul bahçesi veya laboratuarda dokunarak, ellerini kullanarak olayların içinde yaşayarak en iyi öğrenirler.
Eğer bireylerin stillerinin ne olduğu belirlenirse, bu bireylerin nasıl öğrenebileceği ve nasıl bir öğretim tasarımı uygulanabileceği de daha kolay bir biçimde kestirilebilir.
Her bireyin kendine özgü hareket etme, yaşama, düşünme ve öğrenme tarzı vardır. Bu tarz bileşiminin içerdiği özellikler bireylerin öğrenme işlevlerinde çok önemli bir yere sahiptirler. Örneğin görsel bir tarza sahip olan bireyler görerek, dinleyici bir tarza sahip olan bireyler dinleyerek öğrenme ihtiyacı hissederler. Tarzlar hakkında genel bir yanlışlık, tarz bileşenlerinin öğrenme stilleri ile tam olarak örtüştüğünün düşünülmesidir. Aslında bir insanın ‘tarzı’ öğrenme stilleri bileşkesinin sadece bir parçasıdır.
 Çevre
Bu bireyin her hangi bir iş yaparken bulunduğu ortamdır. Bu kategori en çok öğretim, etkinlik veya çalışma ortamı oluşturulmasında yararlı olmaktadır.
 Zaman
Bireyin gün içerisinde çeşitli zaman dilimlerine göre gösterdiği davranışların belirlendiği bölümdür. Buna bağlı olarak öğrencinin en verimli zamanlarında çalışması konuları daha iyi öğrenmesini sağlayabilmektedir.
 İlgi Alanları
Bireyin özellikle ilgi duyduğu ve yaparken zevk aldığı alanlardır. İlgi alanlarına ilişkin yaygın bir kanı, bireyin ilgi alanlarının sahip olduğu yetenekler doğrultusunda gelişeceğidir. Bu kanı tam olarak doğru değildir. Birey doğal yetenekleri dışında da bazı alanlara ilgi duyabilmektedir.



Paylaş | | Yorum Yaz
4649 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

ÇOCUKLARDAKİ OLUMSUZ DAVRANIŞLARI OLUMLUYA ÇEVİRME YÖNTEMLERİ-1 - 22/03/2016
Çocuklarımızı olumlu yönde geliştirmek istiyorsak anne babanın evetleri gerçek “evet”, hayırları gerçek “hayır” olmalıdır. Anne farklı baba farklı davranırsa çocuk anneye karşı başka davranan babaya karşı başka davranan bir çocuk olacaktır.
EĞİTİM VE BİZ - 17/04/2014
ğitimi bir üçgene benzetmek mümkündür. Bu üçgenin bir köşesinde öğretmen(okul), bir kösesinde öğrenci, diğer köşesinde de veli vardır. Okul-öğrenci-veli üçlüsü arasındaki iletişim kuvvetli olursa eğitimde kaliteyi yakalamak kolaylaşır.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–13 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilere kendileriyle ilgili olsun ya da olmasın herhangi bir konudaki endişelerinizi söylemekten çekinmeyin. Endişeli olmak insanı gerebilir. Bu da davranışa yansır. Kişiyi olduğundan daha asabi ve saldırgan yapar.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–14 - 17/04/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler yaptıklarınıza bir yenisini ekleyin. Onlar için bir şeyler yaptığınızdan ve bunu seve seve yaptığınızdan, sevdikleriniz için bir şeyler yapmaktan gocunmadığınızdan eminim.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–12 - 05/03/2014
Seven kişi sevdiği kişi ya da kişilerin mutlu olmalarını isteyecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–11 - 18/02/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişiler hakkında iyimser olmaya dikkat edin. Sevdiğiniz kişiler hakkındaki iyimser düşüncelerinizi pekiştirin. Bu da onların davranışlarında ve sözlerinde görünüşte bulamasanız bile mutlaka bir iyi niyet arayın.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–10 - 27/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin iyilikleri karşısında teşekkür etmeyi ihmal etmeyin. Toplumda maalesef çoğu zaman samimiyetler laubalilikle karıştırılır. Sevdiklerimize teşekkür etmek, onlardan gerektiğinde özür dilemek çoğu kez ihmal edilir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–9 - 19/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerce özel olan neyse onu bulun ve ona siz de özel muamele yapın. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin değer verdiklerine değer vermeniz, onların önemsediklerini önemsemeniz sevdiğiniz kişi ya da kişileri mutlu edecektir.
SEVGİNİZİ ARTIRMANIN YOLLARI–8 - 12/01/2014
Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin duygularına öncelik verin. Sevdiğiniz kişi ya da kişilerin ne hissettikleri ya da ne hissedecekleri sizin için önemli ve öncelikli olmalıdır.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam111
Toplam Ziyaret3969852
Her güne bir hadis

Hava Durumu
Anlık
Yarın
30° 30° 14°